Konkordato süreci, borçlarını ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında olan bir borçlunun, bu durumdan kurtulmak için attığı en kritik yasal adımdır. Ancak bu yolculuğun en başında yapılması gereken en hayati hata, başvurunun yanlış mahkemeye yapılmasıdır. Türk hukuk sisteminde “görev” ve “yetki” kuralları kamu düzenine ilişkindir ve bu kurallara uyulmaması, davanın usulden reddedilmesine, dolayısıyla borçlunun telafisi imkansız bir zaman ve hak kaybı yaşamasına neden olur.
Görevli Mahkeme: Asliye Ticaret Mahkemesi
Hukukumuzda her dava türü için belirlenmiş bir “görevli mahkeme” bulunur. İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 285. maddesi uyarınca konkordato taleplerinde görevli mahkeme, tereddütsüz olarak Asliye Ticaret Mahkemesi’dir.
- Uzmanlık Gereği: Konkordato süreci; bilançoların analizi, finansal projeksiyonların denetimi ve ticari defterlerin incelenmesini gerektiren teknik bir süreçtir. Bu nedenle genel mahkemeler (Asliye Hukuk) değil, ticaret hukuku konusunda uzmanlaşmış olan Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkilendirilmiştir.
- Mahkeme Bulunmayan Yerler: Eğer davanın açılacağı ilçede veya ilde müstakil bir Asliye Ticaret Mahkemesi yoksa, bu dava o yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, “Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla” açılır. Ancak büyükşehirlerin çoğunda ihtisas mahkemeleri mevcut olup, başvurunun doğrudan bu mahkemelere yapılması şarttır.
Yetkili Mahkeme: Borçlunun Mukim Olduğu Yer
Görev kuralları “hangi tür” mahkemeye gidileceğini belirlerken, yetki kuralları “hangi şehirdeki” mahkemeye gidileceğini belirler. Konkordato taleplerinde yetki kuralı oldukça katıdır:
- Gerçek Kişiler İçin: Konkordato talep eden kişi bir şahıs (esnaf veya tacir) ise yetkili mahkeme, bu kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.
- Tüzel Kişiler (Şirketler) İçin: Şirketler için yetkili mahkeme, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.
- Merkez Kavramı: Şirket merkezi, ticaret siciline kayıtlı olan yasal merkezdir. Şirketin fiilen üretim yaptığı yer ile sicildeki merkezi farklıysa, dava mutlaka sicildeki merkezde açılmalıdır.
Birden Fazla Şubesi Olan Şirketlerde Yetki
Günümüzde birçok büyük firmanın farklı illerde fabrikaları, depoları veya bölge müdürlükleri bulunmaktadır. Bu durum bazen yetki karmaşasına neden olabilir. Ancak kanun bu konuda nettir:
- Şubelerin Yetkisi Yoktur: Bir şirketin şubesinin bulunduğu yer mahkemesinde konkordato başvurusu yapılamaz. Örneğin, merkezi İstanbul’da olan ancak İzmir ve Ankara’da devasa fabrikaları bulunan bir anonim şirket, konkordato talebini sadece İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri‘ne sunabilir.
- Yetki Kaçırma Girişimleri: Bazı şirketler, mahkeme yoğunluğunu veya farklı uygulama eğilimlerini gerekçe göstererek merkezlerini dava açmadan kısa süre önce başka bir ile taşıyabilirler. Ancak bu tür durumlar mahkemelerce “dürüstlük kuralına aykırılık” veya “yetki gaspı” olarak değerlendirilebilir ve alacaklıların itirazı ile dava usulden reddedilebilir.
Yetki İtirazı Mümkün mü?
Konkordato başvurusu yapıldığında, mahkeme yetkili olup olmadığını kural olarak kendiliğinden (resen) incelemez. Ancak alacaklıların bu noktada müdahale hakkı bulunur.
- Alacaklıların İtirazı: Konkordato talebinin ilanıyla birlikte, alacaklılar 7 günlük süre içerisinde mahkemenin yetkisiz olduğuna dair itirazda bulunabilirler.
- Kesin Yetki mi? İflas davalarında yetki kuralı “kesin yetki” niteliğindedir. Konkordato da iflasla iç içe bir kurum olduğu için yargı pratiğinde yetki kuralına sıkı sıkıya bağlı kalınır. Mahkeme yetkisiz olduğunu anlarsa, dosyayı yetkili mahkemeye gönderir. Bu durum, geçici mühlet bekleyen borçlu için koruma kalkanının gecikmesi anlamına gelir ki bu da haciz riskini artırır.
Dava Dilekçesinin Sunulması
Mahkemeye sunulacak olan konkordato dilekçesi, sıradan bir dava dilekçesinden çok daha fazlasıdır. İİK 286. maddede sayılan belgelerin dilekçe ekinde eksiksiz sunulması gerekir:
- Konkordato Ön Projesi: Borçların nasıl ödeneceğine dair taslak plan.
- Mali Tablolar: Son bilançolar, gelir tabloları ve mizanlar.
- Alacaklı Listesi: Tüm alacaklıların isimleri, adresleri ve alacak miktarları.
- Karşılaştırma Tablosu: İflas halinde alacaklıların eline geçecek miktar ile konkordato teklifinin kıyaslanması.
- Bağımsız Denetim Raporu: Makul güvence veren denetim raporu (belirli ölçekteki şirketler için zorunludur).
Bu belgelerden biri bile eksik olursa, mahkeme mühlet kararı vermeden önce borçluya kısa bir süre verir; eksiklik giderilmezse talep reddedilir.
İlk Duruşma ve Mühlet Kararı
Konkordato başvurularında genellikle klasik anlamda uzun bir ilk duruşma beklenmez. Süreç şu şekilde işler:
- Dosya Üzerinden İnceleme: Mahkeme, dilekçe ve eklerini inceler. Belgeler şeklen tam ise mahkeme duruşma açmaksızın derhal “3 aylık geçici mühlet” kararı verir.
- Komiser Atanması: Mühlet kararıyla birlikte mahkeme, şirketi denetlemek üzere bir veya üç kişilik geçici konkordato komiseri heyeti atar.
- İlan ve Bildirim: Geçici mühlet kararı Ticaret Sicili Gazetesi ve Basın İlan Kurumu portalında ilan edilir. Bu an, borçlu için icra takiplerine karşı korumanın başladığı andır.
- İlk Duruşma (Geçici Mühlet Sonunda): 3 aylık (veya uzatılmışsa 5 aylık) geçici mühletin bitimine yakın bir duruşma açılır. Bu duruşmada komiserin raporu dinlenir ve şartlar uygunsa 1 yıllık kesin mühlet kararı verilir.
