Tacir

Tacir, bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten gerçek kişiye veya ticari faaliyet göstermek üzere kurulan tüzel kişilere (şirketlere) verilen hukuki unvandır. Hukukumuzda “Tacir” sıfatı, sıradan bir vatandaştan çok daha ağır sorumlulukları beraberinde getirir. Kanun koyucu, tacirin iş hayatında daha bilgili, öngörülü ve profesyonel davranmasını bekler.

Tacir olmanın en önemli sonucu “İflasa Tabi Olmak”tır. Bir memur veya işçi iflas edemezken, tacir borçlarını ödeyemezse iflası istenebilir. Ayrıca tacirler, ticari defter tutmak, ticaret siciline kaydolmak ve basiretli bir iş insanı gibi davranmak zorundadır. Ticari işlerinden doğan borçlarda (aksi kararlaştırılmadıkça) kefaletleri müteselsil (zincirleme) sorumluluk doğurur ve ticari işlerde faiz oranları serbestçe belirlenebilir.

Bir kişinin tacir sayılması için işletmeyi bizzat yönetmesi gerekmez; işletmenin “kendi adına” işletilmesi yeterlidir. Anonim, Limited veya Kolektif şirketler ise kuruluşları tamamlanıp ticaret siciline tescil edildikleri andan itibaren kanunen “Tacir” sıfatını kazanırlar. Bu sıfat, işletme kapatılsa veya tasfiye edilse bile, ticaret sicilinden kaydın silinmesine kadar devam eder.