Karma konkordato, borçlu şirketin mali yapısının ve ödeme gücünün tek bir yöntemle (sadece indirim veya sadece vade ile) düzelmeyeceğinin anlaşıldığı durumlarda uygulanan hibrid bir yapılandırma modelidir. Bu modelde, alacaklılardan hem alacağın belirli bir kısmından vazgeçmeleri (tenzilat) hem de kalan kısmı belirli bir vadeye yayarak (vade) almaları istenir. Örneğin; şirket alacaklılarına “Borcunuzun %20’sini silin, kalan %80’i de 24 ay taksitle ödeyeceğim” şeklinde bir teklif sunar.
Bu tür, özellikle borç yükü çok ağır olan ancak faaliyet kârlılığı devam eden şirketler için ideal bir çözümdür. Sadece vade uzatmak borç stokunu eritmiyorsa veya sadece indirim yapmak nakit akışını yönetmeye yetmiyorsa, karma model devreye girer. Alacaklılar açısından, alacağın bir kısmından feragat edilse de, kalan kısmın ödenme ihtimalinin vadeye yayılarak güçlendirilmesi, iflas riskine karşı daha rasyonel bir seçenek olabilir.
Karma konkordato projeleri hazırlanırken, tenzilat oranı ile vade süresi arasındaki denge çok hassas kurulmalıdır. Eğer hem çok yüksek indirim isteniyor hem de çok uzun vade talep ediliyorsa, alacaklılar bunu “niyetin kötü olduğu” şeklinde yorumlayıp reddedebilir. Mahkeme de bu tür projeleri tasdik ederken, alacaklıların menfaatinin dengeli bir şekilde korunup korunmadığını titizlikle inceler.
