İflas dışı konkordato, ticari hayatta en sık karşılaşılan ve genellikle sadece “konkordato” olarak bilinen; mali durumu bozulmuş bir borçlunun henüz iflas etmeden önce mahkemeye başvurarak koruma talep ettiği önleyici bir yapılandırma modelidir. Temel amacı, borçluyu iflasın yıkıcı etkilerinden korumak ve işletmenin faaliyetlerini sürdürmesini sağlamaktır. Borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan sermaye şirketleri, şahıs firmaları veya kooperatifler bu yola başvurabilir.
Bu mekanizma, borçlu ile alacaklıları arasında mahkeme huzurunda yapılan bir anlaşma niteliğindedir. Süreç başladığında mahkeme borçluya geçici bir mühlet verir ve bu süre zarfında şirkete karşı hiçbir icra takibi yapılamaz, mevcut takipler durur. Bu “koruma kalkanı” altında borçlu, rahat bir nefes alarak nakit akışını düzeltmeye ve sunduğu iyileştirme projesini hayata geçirmeye odaklanır. Alacaklılar ise, iflas halinde ellerine geçecek cüzi miktarlar yerine, şirketin yaşaması durumunda alacaklarını daha yüksek oranda tahsil etme şansı bulurlar.
İflas dışı konkordato, borçların belirli bir oranda silinmesi (tenzilat) veya vadelere bölünmesi (vade) şeklinde uygulanabilir. Mahkemenin atadığı komiser heyeti denetiminde yürütülen bu süreçte, alacaklılar toplantısında yeterli çoğunluk sağlanır ve mahkeme projeyi tasdik ederse, anlaşma tüm alacaklılar (kabul etmeyenler dahil) için bağlayıcı hale gelir. Dolayısıyla bu kurum, sadece borçluyu kurtaran bir can simidi değil, aynı zamanda alacaklılar arasındaki eşitliği sağlayan kolektif bir tasfiye ve iyileştirme sistemidir.
