Bono (piyasada bilinen adıyla Senet), borçlunun (keşidecinin) alacaklıya (lehtara) belirli bir parayı, belirli bir tarihte, kayıtsız ve şartsız ödeyeceğini beyan ettiği “ödeme vaadi”dir. İki taraflı bir ilişkiyle başlar: Borçlu senedi düzenler ve alacaklıya verir. Türk ticaret hayatında taksitli satışların, kredilerin ve teminatların bel kemiğini oluşturur.
Bononun geçerli olması için metninde “Bono” veya “Emre Muharrer Senet” ibaresinin geçmesi, ödenecek miktarın net olması ve en önemlisi “Kayıtsız Şartsız Ödeme Vaadi” içermesi gerekir. “Malı teslim alırsam öderim” veya “İş biterse öderim” gibi şarta bağlı ifadeler senedi geçersiz kılar, onu adi bir sözleşmeye dönüştürür. Bu durumda kambiyo takibi yapılamaz.
Bono üzerinde vade tarihi yoksa, “Görüldüğünde Ödenecek” sayılır. Bonoyu imzalayan kişi asli borçludur; bonoyu ciro edenler (arkasını imzalayıp devredenler) ise müteselsil (zincirleme) borçlu olurlar. Vadesinde ödenmeyen bono için protesto çekilmesi, cirantalara başvurma hakkını korumak için önemlidir.
