Konkordatonun feshi, mahkeme tarafından tasdik edilen ve yürürlüğe giren anlaşmanın, borçlunun kötü niyeti veya yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle bozulması ve iptal edilmesidir. Konkordato bir “güven sözleşmesi”dir; borçlu, mahkemeye ve alacaklılara verdiği sözleri tutmak zorundadır. Eğer borçlunun, konkordato projesini sakatlamak amacıyla hileli davranışlarda bulunduğu (örneğin mal kaçırdığı, gelirlerini gizlediği veya bazı alacaklılara el altından fazla ödeme yaptığı) tespit edilirse, anlaşma tamamen feshedilir.
Fesih talebi, herhangi bir alacaklı tarafından mahkemeye sunulabilir. Mahkeme, borçlunun kötü niyetli davrandığına kanaat getirirse konkordatoyu tamamen fesheder. Bu kararın en dramatik sonucu, borçlunun doğrudan iflasına karar verilmesidir. Yani “Tamamen Fesih” kararı, şirket için geri dönüşü olmayan yolun (iflasın) başlangıcıdır. Çünkü mahkeme ve alacaklılar tarafından verilen ikinci şans, borçlu tarafından kötüye kullanılmıştır.
Bu kurum, borçluyu proje süresince dürüst davranmaya zorlayan en güçlü yasal sopadır. Borçlu bilir ki, projeye aykırı en ufak bir hileli davranışı, tüm koruma kalkanlarının kalkmasına ve şirketin batmasına neden olacaktır. Bu nedenle fesih tehdidi, konkordato sürecinin disiplinini sağlayan temel mekanizmadır.
