Aciz Hal

Aciz hali, bir borçlunun tüm malvarlığı ve gelirleri ile borçlarını karşılayamaz duruma gelmesini ve ödeme güçlüğüne düşmesini ifade eder. Bu durum, geçici bir nakit sıkışıklığından farklıdır; borçlunun ekonomik varlığının, borç yükünü taşıyamayacak derecede çökmesi anlamına gelir. İcra hukukunda aciz hali, borçlu hakkında yapılan haciz işlemi sonucunda alacaklının alacağını tam olarak tahsil edememesi ile resmiyet kazanır ve bu durum “Aciz Vesikası” ile belgelenir.

Aciz halinin hukuki sonuçları oldukça ağırdır. Hakkında aciz vesikası alınan bir borçlunun ticari itibarı zedelenir, yeni kredi bulması imkansız hale gelir ve bazı kamu görevlerini yapması veya şirket yöneticisi olması engellenebilir. Alacaklı açısından ise aciz hali, yeni imkanlar doğurur: Alacaklı, borçlunun mal kaçırmak amacıyla geçmişte yaptığı şüpheli işlemleri iptal ettirmek için “Tasarrufun İptali Davası” açabilir. Aciz vesikası, bu davanın açılabilmesi için zorunlu bir ön şarttır.

Konkordato hukuku açısından ise aciz hali (veya aciz haline düşme tehlikesi), konkordato başvurusunun temel gerekçelerinden biridir. Borçlu, “Ben şu an aciz halindeyim veya yakında düşeceğim, beni koruyun ve borçlarımı yapılandırayım” diyerek mahkemeye başvurur. Burada amaç, borçlunun tamamen ekonomik ölümünü (iflasını) engelleyerek, alacaklıların aciz vesikası ile yetinmek yerine, yapılandırılmış bir plan dahilinde alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır.