İflasın Kapanması

İflasın kapanması, iflas tasfiyesi işlemlerinin tamamen bittiğini, satılacak hiçbir malın kalmadığını ve toplanan paraların sıra cetveline göre alacaklılara dağıtıldığını ilan eden nihai mahkeme kararıdır. İflas idaresi, “Yapacak bir iş kalmadı” diyerek nihai raporunu mahkemeye sunar. Mahkeme de dosyayı inceler, her şeyin usulüne uygun yapıldığını görürse iflasın kapanmasına karar verir.

Bu kararla birlikte iflas idaresinin ve iflas dairesinin o dosya üzerindeki görevi sona erer. Ancak en önemlisi, “Müflis” (iflas eden kişi) üzerindeki hak kısıtlamalarının bir kısmı (örneğin yeni mal edinme üzerindeki tasarruf kısıtlaması) kalkar. Borçlu, iflas kapandıktan sonra kazandığı yeni mallar üzerinde serbestçe tasarruf edebilir. Fakat bu, borçların bittiği anlamına gelmez. Eğer borçlar tam ödenmediyse, alacaklılara “Aciz Vesikası” verilir ve borçlunun peşini bırakmazlar.

İflasın kapanması, bazen yıllar süren (10-15 yıl) bir sürecin sonudur. Alacaklılar için bu karar, “Artık bu dosyadan para çıkmaz, elimizdeki aciz vesikası ile geleceğe bakalım” demektir. Borçlu için ise, “Müflis” damgasını silmek (itibarın iadesi) için geçmesi gereken yasal sürenin başlangıcıdır.