Rehinli Alacaklının Konkordato Sürecindeki Hukuki Durumu

Konkordato süreci, borçlu ile alacaklılar arasındaki menfaat dengesini yeniden kurmaya çalışırken, alacağı bir rehinle (ipotek, araç rehni, ticari işletme rehni vb.) teminat altına alınmış olan rehinli alacaklılar için özel bir hukuk rejimi öngörür. İcra ve İflas Kanunu (İİK), rehinli alacaklıları “adi alacaklılardan” ayırarak onlara daha güçlü bir hukuki konum tanımış, ancak borçlunun işletme bütünlüğünü korumak adına bu haklara bazı geçici sınırlamalar getirmiştir.

Rehinli Alacaklar Konkordatodan Etkilenir mi?

Genel kural olarak konkordato mühleti, tüm alacaklıları bağlar. Ancak rehinli alacaklar için bu “bağlayıcılık” daha esnektir.

  • Faiz İstisnası: Adi alacaklılar için mühlet kararıyla birlikte faiz işlemesi dururken (İİK m. 294/3), rehinli alacaklarda faiz işlemeye devam eder. Ancak bu faiz, rehne konu malın değerini aşamaz.
  • Takip Serbestisi: Mühlet süresince adi alacaklılar hiçbir takip yapamazken, rehinli alacaklılar borçluya karşı “rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip” başlatabilirler.
  • Satış Yasağı: Rehinli alacaklı takip başlatabilse de, mühlet süresince rehne konu malın muhafazası yapılamaz ve satışı gerçekleştirilemez. Kanun koyucu burada borçlunun üretim araçlarının elinden alınmasını engelleyerek işletmenin devamlılığını amaçlamıştır.

Rehinli Alacaklı Konkordatoya Katılmak Zorunda mı?

Rehinli alacaklılar, adi alacaklılar için hazırlanan genel konkordato projesine tabi değildirler. Ancak İİK m. 308/h uyarınca, borçlu ile rehinli alacaklılar arasında ayrı bir müzakere süreci yürütülür.

  • Müzakere Zorunluluğu: Borçlu, konkordato projesi kapsamında rehinli alacaklılara da bir ödeme teklifi sunmak zorundadır.
  • Ayrışma: Rehinli alacaklı, projenin adi alacaklılarla ilgili kısmıyla bağlı kalmaz; kendi alacağının vadesi ve faizi konusunda borçluyla özel olarak pazarlık yapar.

Rehinli Alacaklının Oy Hakkı

Rehinli alacaklıların konkordato oylamasındaki durumu, alacağın “teminatlı” olup olmamasına göre ikiye ayrılır:

  • Rehin Tutarını Aşan Kısım: Eğer rehinli malın değeri, alacağın tamamını karşılamıyorsa; alacağın rehinle karşılanmayan “açık kalan” kısmı için alacaklı, adi alacaklılar toplantısına katılır ve orada oy kullanır.
  • Rehinli Alacaklılar Toplantısı: Rehinli alacaklılarla yapılan müzakerelerin kabul edilmiş sayılması için, alacaklı sayısı ve alacak tutarı itibarıyla salt çoğunluğun (katılanların yarısından fazlasının) teklifi kabul etmesi gerekir.

Önemli: Rehinli alacaklı, eğer alacağının tamamı rehinle temin edilmişse, adi alacaklılar toplantısında oy kullanamaz. Bu durum, rehinli alacaklının genel projeyi sabote etmesini engellemeye yöneliktir.

Konkordato Tasdikinin Rehinli Alacağa Etkisi

Mahkeme konkordatoyu tasdik ettiğinde, rehinli alacaklılar için şu senaryolar oluşur:

  1. Anlaşma Sağlanmışsa: Eğer rehinli alacaklıların çoğunluğu teklifi kabul etmişse, mahkeme bu anlaşmayı da tasdik eder. Artık rehinli alacaklı, bu yeni ödeme takvimine uymak zorundadır.
  2. Anlaşma Sağlanamamışsa: Eğer rehinli alacaklılarla bir anlaşmaya varılamamışsa, borçlunun işletme faaliyetleri için zorunlu olan rehinli mallar üzerindeki satış yasağı, tasdik kararından itibaren en fazla 1 yıl daha uzatılabilir. Ancak bu durumda borçlunun, rehinli alacağın faizlerini güncel olarak ödemesi şart koşulabilir.

Rehni Paraya Çevirme Hakkı

Konkordato süreci bittiğinde veya mühlet kaldırıldığında rehinli alacaklının “bekleme” dönemi sona erer:

  • Mühletin Kaldırılması: Eğer mahkeme konkordatoyu reddederse, rehinli alacaklı durdurulan takibine kaldığı yerden devam eder ve malın satışını derhal isteyebilir.
  • Projenin İhlali: Eğer borçlu, tasdik edilen projede rehinli alacaklıya verdiği sözleri tutmazsa (taksitleri ödemezse), alacaklı “konkordatonun kısmen feshi” yoluna giderek doğrudan icra işlemlerine başlayabilir.

Alacaklı Stratejisi

Rehinli alacaklı (genellikle bankalar veya büyük finans kuruluşları), bu süreçte pasif kalmamalıdır. Etkili bir strateji şunları içerir:

  • Kıymet Takdiri İtirazı: Borçlu, rehinli malın değerini düşük göstererek alacaklının oy hakkını sınırlamaya çalışabilir. Avukat aracılığıyla mahkemenin yaptıracağı kıymet takdirine müdahil olunmalı ve gerçek piyasa değeri saptanmalıdır.
  • Masa Borcu Savunması: Eğer rehinli mal mühlet süresince borçlu tarafından kullanılıyor ve yıpranıyorsa, bu kullanımın karşılığı olan bedellerin “masa borcu” olarak öncelikle ödenmesi talep edilmelidir.
  • Müzakere Masasında Aktif Olmak: Rehinli alacaklılar toplantısında, borçlunun sunduğu ödeme planının rasyonel olup olmadığı analiz edilmeli; gerekirse ek teminatlar veya daha yüksek faiz oranları için pazarlık yapılmalıdır.
  • Sigorta Takibi: Rehinli malın (fabrika, iş makinesi vb.) mühlet süresince sigortalı kalıp kalmadığı denetlenmelidir. Olası bir hasarda rehinli alacaklının rüçhan hakkı zayi edilmemelidir.