Çek, esasen bir ödeme aracı olan ancak Türkiye uygulamasında vadeli bir kredi aracı gibi kullanılan, bir bankaya hitaben yazılmış ödeme emridir. Hukuken çekin “vadesi” olmaz, “görüldüğünde ödenir”. Yani çekin üzerinde tarih 3 ay sonrasını gösterse bile, bankaya bugün ibraz edilirse (yasal düzenlemelerle getirilen geçici korumalar hariç) bankanın ödeme yapması gerekir. Ancak Türk ticaret pratiğinde “ileri tarihli çek” kullanımı yasallaşmış bir teamüldür.
Çekin en ayırt edici özelliği “Karşılıksız Çek” yaptırımıdır. Vadesinde bankaya ibraz edilen çekin karşılığı hesapta yoksa, keşideci (çeki düzenleyen) hakkında alacaklının şikayeti üzerine “Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağı” ve ödenmeyen miktara göre “Adli Para Cezası” verilir. Para cezası ödenmezse, bu ceza doğrudan hapis cezasına çevrilir. Bu “hapis tehdidi”, çeki ticari hayatta en güvenilir (veya en korkulan) ödeme aracı yapar.
Çek, mutlaka bir banka üzerine çekilir. Banka, çek defterini verdiği müşterisinin ödemelerini yapmakla yükümlü olan “Muhatap”tır. Ayrıca çekler, “Tacir Çeki” ve “Tacir Olmayan Çek” olarak ayrılır ve karekodlu çek uygulaması ile çekin güvenilirliği (keşidecinin geçmiş ödeme performansı) online olarak sorgulanabilir.
