İflas Ertelemesi Kalktı, Şimdi Ne Yapmalı? 2026’da Alternatifler

Türk ticaret hukukunda bir döneme damgasını vuran “İflas Ertelemesi” kurumu, 2018 yılında yapılan köklü yasal değişiklikle tamamen yürürlükten kaldırıldı. Bu kurumun kötüye kullanımı ve alacaklıların haklarının yıllarca askıda kalması nedeniyle alınan bu radikal karar, borçlu şirketler için bir boşluk yaratmadı; aksine daha denetlenebilir ve şeffaf bir süreci, yani Konkordato sistemini merkeze yerleştirdi.

2026 yılı itibarıyla ekonomik konjonktür, finansman maliyetlerindeki artış ve piyasa daralması nedeniyle birçok şirket “borca batıklık” riskiyle karşı karşıyadır. İflas ertelemesinin yokluğunda, işletmesini kurtarmak veya tasfiye etmek isteyen tacirlerin önündeki güncel yolları ve stratejik alternatifleri detaylandırıyoruz.

İflas Ertelemesinin Kaldırılması (2018)

İflas ertelemesi, borca batık bir şirketin mahkemeye sunduğu bir iyileştirme projesi ile iflas kararının 1 yıl (ve uzatılabilir) süreyle ertelenmesiydi. Ancak bu sistem, borçlunun zaman kazanırken malvarlığını kaçırmasına ve alacaklıların hiçbir tahsilat yapamamasına yol açtığı gerekçesiyle kaldırıldı.

Yerine Ne Geldi? 7101 sayılı Kanun ile İcra ve İflas Kanunu’nda (İİK) yapılan değişiklikler, Konkordato kurumunu tek ve en güçlü alternatif haline getirdi. Artık mahkemeler “iflası erteleyelim” demiyor; “borçları yeniden yapılandıralım ve borçluyu denetleyelim” diyor.

Konkordato Sistemine Geçiş

Konkordato, dürüst bir borçlunun borçlarını bir plan dâhilinde ödemesi veya iflastan kurtulması için alacaklılarıyla yaptığı, mahkemece onaylanan bir tür “borç yapılandırma sözleşmesi”dir.

Konkordato Süreci Nasıl İşler?

  • Geçici Mühlet: Şirket mahkemeye başvurduğunda, şartlar uygunsa derhal 3 aylık geçici mühlet verilir. Bu süreçte borçlu aleyhine hiçbir icra takibi yapılamaz, başlamış takipler durur.
  • Konkordato Komiseri: Mahkeme, şirketin başına bağımsız bir komiser atar. Şirket yönetimi devam eder ancak önemli işlemler komiser onayına tabidir.
  • Kesin Mühlet: Proje gerçekçiyse mühlet 1 yıla (ve +6 aya kadar) uzatılır. Bu sürede borçlu, alacaklılarıyla masaya oturur.
  • Tasdik: Alacaklıların çoğunluğu (genellikle sayıca ve tutarca yarısından fazlası) teklifi kabul eder ve mahkeme de onaylarsa, borçlu artık borçlarını sadece o plan dahilinde öder. Kalan borçlar hukuken silinir.

Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçevesi

Eğer borçlarınızın büyük çoğunluğu bankalara ve finansal kuruluşlara ise, mahkemeye gitmeden önce Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) seçeneği değerlendirilmelidir.

  • Bankalar Birliği Çerçevesi: Bankalarla yapılan bu anlaşma, borçların vadesinin uzatılmasını, faizlerin düşürülmesini veya anaparanın bir kısmının silinmesini kapsar.
  • Avantajı: Mahkeme süreci olmadığı için “konkordato” ilan etmiş şirket imajından kaçınılır. Ticari itibar daha az zedelenir.
  • Dezavantajı: Sadece banka borçlarını kapsar. Piyasa borçları (tedarikçiler, şahıslar) için koruma sağlamaz.

Şirket Kapatma ve Yeniden Başlama

Eğer işletmenin kurtarılması ekonomik olarak mümkün değilse, “ölü bir atı kamçılamak” yerine dürüstçe tasfiye yoluna gitmek en rasyonel karardır.

Tasfiye Süreci

Şirket genel kurulu kararıyla tasfiyeye girer. Varlıklar satılır, borçlar ödenir ve kalan tutar ortaklara dağıtılır. Borçlar malvarlığından fazlaysa, tasfiye memuru durumu mahkemeye bildirerek “İflas Kararı” alınmasını ister.

Yeniden Başlama Stratejisi

Yasal ve etik sınırlar içinde kalmak şartıyla, borca batık yapı tasfiye edilirken; yeni bir iş modeliyle, temiz bir sayfada (yeni bir tüzel kişilikle) ticari hayata devam edilebilir. Ancak burada “şirketlerin özdeşliği” veya “perdeyi aralama” teorisiyle eski borçların yeni şirkete sirayet etmemesi için hukuki mimarinin çok sağlam kurulması gerekir.

Borç Yapılandırma Müzakereleri

Herhangi bir kanuni sürece girmeden, doğrudan alacaklılarla birebir masaya oturmak (Out-of-court Restructuring) hala en etkili yollardan biridir.

  • Alacaklı Gruplandırması: Borçlar; kritik tedarikçiler, imtiyazlı alacaklılar ve diğerleri olarak sınıflandırılır.
  • Stratejik Ödeme Planı: İşletmenin nakit akışına uygun, gerçekçi bir ödeme takvimi sunulur.
  • Hukuki Güvence: Bu görüşmeler sırasında yapılan protokollerin, ileride olası bir iflas durumunda “mal kaçırma” olarak değerlendirilmemesi için uzman bir avukat denetiminde hazırlanması hayati önem taşır.

Hangi Yolu Seçmeli?

Şirketinizin durumuna göre en uygun yolu seçmek için şu soruları sormalısınız:

  • Soru 1: Borçlarımın %70’inden fazlası bankalara mı?
    • Evet ise: Finansal Yeniden Yapılandırma.
  • Soru 2: Piyasa borçlarım ve icra takiplerim operasyonumu durdurma noktasına mı getirdi?
    • Evet ise: Konkordato.
  • Soru 3: Şirketin ana faaliyet konusu artık kâr üretmiyor mu, teknolojik olarak geri mi kaldım?
    • Evet ise: İflas yoluyla tasfiye ve yeni bir iş modeli.
  • Soru 4: Sadece geçici bir nakit darboğazı mı yaşıyorum?
    • Evet ise: Borç Yapılandırma Müzakereleri.