York-Antwerp Kuralları
Deniz ticareti, asırlardır insanoğlunun karşılaştığı en fırtınalı ve öngörülemez ticari arenalardan biridir. Açık denizde bir gemi ve taşıdığı milyonlarca dolarlık yük büyük bir tehlikeyle (yangın, karaya oturma, batma tehlikesi vb.) karşı karşıya kaldığında, hem gemiyi hem de kargoyu kurtarmak adına olağanüstü fedakarlıklar yapılması gerekebilir. İşte deniz ticaret hukukunun en eski, en karakteristik ve adalet odaklı kurumlarından biri olan “Müşterek Avarya” (General Average), bu olağanüstü durumlarda ortaya çıkan zararların ve fedakarlıkların taraflar arasında adil bir şekilde paylaştırılmasını sağlayan mekanizmadır.
Müşterek Avarya Kavramı
Müşterek avarya; gemiyi, yükü, navlunu ve mürettebatı ortak bir deniz tehlikesinden kurtarmak amacıyla, kaptan tarafından bilerek ve makul ölçülerde yapılan olağanüstü bir fedakarlık veya katlanılan olağanüstü bir giderdir.
Bu kavramın temel felsefesi, “Herkesin menfaati için yapılan fedakarlığın maliyetine herkes katlanır” ilkesine dayanır. Bir olayın müşterek avarya olarak kabul edilebilmesi için şu dört temel unsurun bir arada bulunması şarttır:
Ortak ve Gerçek Bir Tehlike: Gemi ve yükün eş zamanlı olarak ciddi, yakın ve gerçek bir tehlike altında olması gerekir. Kuruntuya dayalı veya sadece gemiyi ilgilendiren teknik bir arıza müşterek avarya doğurmaz.
İradi ve Bilerek Yapılan Fedakarlık: Zararın kendiliğinden (rastlantısal) değil, kaptanın kararıyla bilerek ve isteyerek meydana getirilmesi gerekir. Örneğin fırtınada dalgaların yükü denize uçurması hususi avarya (bireysel zarar) iken; geminin batmasını önlemek için kaptanın yükü denize atması (jettison) müşterek avaryadır.
Makul ve Olağanüstü Olma: Yapılan harcama veya fedakarlığın, geminin normal işletme giderleri dışında, olağanüstü bir nitelik taşıması ve tehlikenin büyüklüğüyle orantılı (makul) olması gerekir.
Başarılı Sonuç (Kurtulma): Fedakarlık neticesinde geminin, yükün veya her ikisinin tamamen ya da kısmen kurtarılmış olması şarttır. Eğer yapılan tüm fedakarlıklara rağmen gemi ve yük tamamen batarsa, paylaştırılacak bir menfaat kalmadığı için müşterek avarya hükümleri uygulanmaz.
York-Antwerp Kuralları
Müşterek avaryanın uluslararası deniz ticaretinde tek tip uygulanabilmesi amacıyla hazırlanan metne York-Antwerp Kuralları (YAR) denir. İlk olarak 19. yüzyılın sonlarında kabul edilen bu kurallar, denizcilik sektörünün değişen ihtiyaçlarına göre (1974, 1994, 2004 ve son olarak York-Antwerp Kuralları 2016) periyodik olarak güncellenmiştir.
York-Antwerp Kuralları iki ana bölümden oluşur:
- Harf Kuralları (A-G): Müşterek avaryanın genel tanımını, unsurlarını ve genel prensiplerini belirler. (Örn: Kural A müşterek avarya eylemini tanımlar).
- Sayı Kuralları (I-XXIII): Hangi durumlarda hangi zararların (yükün denize atılması, denizde kurtarma yardımı masrafları, sığınma limanı giderleri vb.) müşterek avaryaya dahil edileceğini tek tek sayan özel hükümlerdir.
Hukuki Not: York-Antwerp Kuralları uluslararası bir sözleşme (konvansiyon) değildir. Ancak denizcilik sektöründeki köklü teamüller gereği, hazırlanan neredeyse tüm çarter sözleşmelerine ve konişmentolara “Müşterek avarya, York-Antwerp Kurallarına göre tasfiye edilir” maddesi eklenerek sözleşmesel olarak bağlayıcı kılınır.
Kimin Ne Kadar Paylaşacağı
Toplam müşterek avarya zararı ($Z$), ortak tehlikeden kurtulan tüm varlıkların toplam değerine ($V$) bölünerek bir “avarya katsayısı” elde edilir. Her bir hak sahibi (donatan, yük sahipleri), kurtarılan kendi varlığının değeri oranında bu zarara ortak olur.
Örneğin, gemiyi karaya oturmaktan kurtarmak için 100.000 Dolar değerinde yük denize atılmışsa ve kurtarılan toplam gemi + yük değeri 1.000.000 Dolar ise, katsayı %10’dur. Geminin değeri 600.000 Dolar ise donatan 60.000 Dolar; yükün değeri 400.000 Dolar ise yük sahipleri toplamda 40.000 Dolar ödemekle yükümlüdür. Yükü denize atılan kişi de bu paylaşıma dahil edilir, böylece zararı tek başına üstlenmemiş olur.
Dispeç ve Dispeçci
Müşterek avaryaya giren zararların hesaplanması, kurtarılan değerlerin tespiti ve kimin ne kadar ödeyeceğinin matematiksel olarak dağıtılması işlemi son derece karmaşıktır. Bu hesaplama sürecine Dispeç (Adjustment), bu raporu hazırlayan bağımsız, uzman ve tarafsız kişilere ise Dispeççi (Average Adjuster) denir.
Süreç Nasıl İşler?
Kaptan/Donatan, olay sonrası gecikmeksizin Müşterek Avarya İlan Eder.
Gemi ve yükün incelenmesi için bağımsız sörveyörler ve bir Dispeççi atanır.
Dispeççi, yük sahiplerinden gemiyi ve mallarını teslim alabilmeleri için Müşterek Avarya Taahhütnamesi (Average Bond) ve sigorta şirketlerinden Müşterek Avarya Garantisi (Average Guarantee) talep eder. Bu teminatlar verilmeden donatan, hapis hakkını (lien) kullanarak yükü teslim etmeme yetkisine sahiptir.
Toplanan veriler ışığında dispeç raporu hazırlanır. Bu raporun hazırlanması bazen aylar, hatta büyük kazalarda yıllar sürebilir.
Sigorta Kapsamı
Müşterek avarya payları, doğası gereği çok yüksek meblağlara ulaşabilir. Deniz ticareti paydaşları bu riskleri sigorta mekanizmalarıyla bertaraf ederler.
- Tekne ve Makine Sigortası (H&M): Donatanın payına düşen müşterek avarya iştirak payını ve geminin uğradığı müşterek avarya zararlarını teminat altına alır.
- Emtia (Yük) Sigortası (Cargo Insurance): Yük sahibinin payına düşen müşterek avarya katkı payını karşılar. Uluslararası yük sigortası klozlarının (Institute Cargo Clauses A, B, C) tamamı, müşterek avarya iştirak paylarını otomatik olarak kapsam içine alır.
- P&I Sigortası (Sorumluluk Sigortası): Bazı durumlarda (örneğin donatanın gemiyi sefere elverişsiz bırakması nedeniyle müşterek avarya doğmuşsa ve yük sahipleri pay ödemeyi reddediyorsa), donatanın açıkta kalan sorumluluklarını P&I kulübü üstlenebilir.
Türk Uygulaması
Türk Hukukunda müşterek avarya, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1272 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK, uluslararası denizcilik teamüllerine uyum sağlamak adına doğrudan York-Antwerp Kurallarına atıfta bulunmuş ve bu kuralları yerel hukukun bir parçası haline getirmiştir.
- TTK m. 1272: Müşterek avaryanın tanımını ve York-Antwerp Kurallarına göre tasfiye edileceğini emreder.
- Hapis Hakkı: Türk hukukuna göre donatan, dispeç işlemi için gerekli teminatlar (Average Bond/Guarantee) sunulmadığı sürece, varış limanında yükü alıcısına teslim etmekten kaçınma (hapis) hakkına sahiptir.
- Zamanaşımı: Müşterek avaryadan doğan iştirak payı alacakları, dispeç raporunun taraflara tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Her halükarda kazanın üzerinden 3 yıl geçmekle dava hakkı düşer.
.
